Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer almaktadır. Doğusundan batısına uzanan ve 7,0 büyüklüğünün üzerinde depremler üreten aktif fay sistemleri, ülkenin jeolojik gerçekliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Son yüzyılda 1939 Erzincan, 1999 Kocaeli ve Düzce, 2011 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremleri başta olmak üzere yaşanan büyük sismik olaylar, 126.000’i aşkın can kaybına yol açmış, bu kayıpların büyük bölümünün öngörülebilir ve önlenebilir nitelik taşıdığı her seferinde bir kez daha tescil edilmiştir.
Yaklaşık 26,7 milyon kişiye ev sahipliği yapan ve Türkiye nüfusunun yüzde otuz birini barındıran Marmara Bölgesi, ülkenin ekonomik ve demografik ağırlık merkezini oluşturmaktadır. Bölgenin 2022 yılı GSYH’si 367 milyar dolar olup İstanbul ili tek başına ulusal ticaretin yüzde elli beşini, sanayi işgücünün yüzde yirmisini ve toptan ticaretin yüzde kırk beşini üstlenmektedir. Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Marmara Denizi segmentleri üzerinde beklenen depremler, ulusal ölçekte derin ekonomik, sosyal ve insani sonuçlar doğurabilecek bir tehdit olarak bilim dünyasının gündeminde yerini korumaktadır.
Mevcut araştırma kurumları ve izleme ağları, Türkiye’nin deprem bilimine önemli katkılar sağlamaktadır. Bununla birlikte, Marmara Denizi ve çevresindeki aktif fay sistemlerini kara ve deniz altyapısını bütünleştiren, kesintisiz ve gerçek zamanlı bir şekilde izleyen, elde edilen verileri dinamik tehlike modellemesiyle birleştiren ve bulguları toplumun doğrudan kullanımına sunan kalıcı, bütüncül bir merkeze duyulan ihtiyaç, bilim çevrelerince uzun süredir dile getirilmekteydi.
6 Şubat 2023 tarihinde art arda gerçekleşen Kahramanmaraş depremleri (Mw 7,8 ve Mw 7,6), 50.783 vatandaşın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmış ve Türkiye tarihinin en ağır doğal afet bilançolarından birini ortaya koymuştur. Bu trajedi, bilimsel veri üretiminin, risk iletişiminin ve yapılı çevre politikalarının toplumsal yaşam üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Aynı süreçte Türkiye İş Bankası ile kurulan iş birliği, bu kritik ihtiyaca karşılık verecek yapının hayata geçirilmesinin önünü açmıştır.
İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğuyla kurulan MATAM, Ağustos 2025’te İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde faaliyete geçmiştir. 2.750 m² araştırma binası, yüksek başarımlı hesaplama merkezi, kara ve deniz araştırma altyapıları ile çok disiplinli akademik kadrosuyla Merkez, Marmara’ya odaklı, kesintisiz ve teknoloji öncülü bir bilim üretim merkezi olarak konumlanmaktadır.
MATAM’ın kuruluşu, onlarca kurumun, bilim insanının ve gönüllü destekçinin katkısıyla gerçekleşen bir dayanışmanın ürünüdür. Merkez, 1924 Erzurum Pasinler Depremi’nden 2023 Kahramanmaraş depremlerine uzanan süreçte hayatını kaybeden tüm vatandaşların anısına adanmış olup deprem kaynaklı can ve mal kayıplarını en aza indirme hedefini kurumsal varoluşunun temeli olarak benimsemektedir.
İTÜ Ayazağa Yerleşkesi MATAM Binası
Doğu Yolu, 34467, Maslak / İstanbul